Kur'an Hakkında
Kur’an’ın Hz. Muhammed’e ait olup olmadığının modern tekniklerle kanıtı da yapılmıştır. Günümüzde arkeolojide, edebiyatta geçmişten kalan bir eserin kime ait olduğunu belirleyebilmek için kullanılan yöntemler Kur’an’a ve hadislere de uygulanmıştır ve sonuçlar ilgi çekicidir.
Önce yöntemle ilgili kısa bir bilgi verelim: Mesela bir kütüphanede bir eser bulundu. Bunun Platon’a mı Tolstoy’a mı ait olduğu konusunda kararsızlık yaşandı. Bir karara varmak için Platon’un ve Tolstoy’un yazdığı metinler ele alınıp bu yeni metinle karşılaştırılır. Karşılaştırmada yazarın kullandığı kelime tercihlerine, bu kelimelerin geçiş sıklığına, stil analizine, akışa vb. parametrelere bakılır. Ve sonunda karara varılarak, “Platon’un bir eseri daha bulundu” denilir.
Prof. Dr. H. Sayoud tarafından Kuran ve sahih hadislere yönelik çok detaylı yapılan bu incelemenin sonuçlarını özet geçiyorum detaylarını kaynağından inceleyebilirsiniz:
(Prof. H. Sayoud, Author Discrimination Between The Holy Quran And Prophet’s Statements, Literary and Linguistic Computing, vol. 27, no. 4, 2012, s. 427-444
Prof. H. Sayoud, Visual Analytics Based Authorship Discrimination Using Gaussian Mixture Models And Self Organising Maps: Application on Quran and Hadith,)
- Sadece sahih hadislerde bulunan ama Kur’an’da hiç bulunmayan kelimelerin oranı %62.41’dir. Yani sahih hadislerde kullanılan kelimelerin çoğunluğu Kur’an’da yok.
- Sadece Kuran’da geçip hadislerde geçmeyen kelimelerin oranı % 82.63 tür. Yani Kur’an’daki kelimelerin büyük bir çoğunluğu sahih hadislerde yok.
- Kur’an’da ve sahih hadislerde çok sık tekrarlanan kelimeler birbirlerinden farklıdır. Sayısal betimlemelerde Kur’an’da 1 rakamı kullanılırken, hadislerde 3 rakamı kullanılıyor.
- Hayvan betimlemelerinde Kur’an’da 33 kere “En’am” kullanılmışken bu tabir hadislerde sadece 2 kere geçiyor.
- Kur’an metinlerinde ayet sonlarında çoğunlukla kafiye varken sahih hadislerde bu kafiyeler yok hükmünde. Yani Kuran ve hadis stilleri çok yüksek düzeyde farklı.
- 1, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 harfli kelimeler Kuranda yoğun iken; 2, 3, 4 harfli kelimeler hadislerde yoğun.
- vb.
Hz. Muhammed’in tek gündemi Kur’an hakikatleriydi. Buna rağmen parametreler yüksek bir fark oranına sahip. Bu sonuçlarla Kur’an ve sahih hadislerin aynı zihnin ürünü olmadığı modern tekniklerle de kanıtlanmıştır. Kur’an’ın Hz. Muhammed’e ait olduğu iddiası da bilimsel olarak çürütülmüştür.
"Hz. Muhammed dışında birileri yazmışta olabilir" ihtimali ise zan olduğundan itibar görmemiştir. Çünkü nispet edilecek biri yoktur ve delile dayanmayan bir ihtimal mantık kaidelerince kaale alınmaz. Yoksa "Kuranı; ilkçağ filozofları da yazmış olabilir, yer altında kazıda bulunmuş olabilir, Araplar toplanıp yazmış olabilir, ben de yazmış zaman tünelinde geriye gidip bırakmış olabilirim" şeklinde yüzlerce ihtimal sayılır absürt ve komik hale de gelebilir. Bunlar halk ağzıdır. Hiç bir bilimsel ve tarihi zemine oturmaz. Mantık ilminde delile dayanmayan iddia zandır, zan ise terk edilir. Tarih boyunca da o dönemde yaşamış başka bir insana ya da insan topluluğuna ait olduğuna yönelik güçlü bir argüman da ortaya koyulamamıştır. Zaten tüm olay Hz. Muhammedin etrafında dönmektedir. Bu sebeple İslama inanan ve inanmayan ciddi ve bilimsel araştırmacılar iki ihtimal üzerinde durur: "Ya Kuran, içinde yazdığı gibi Allah'a aittir ya da Hz. Muhammed'e aittir onun zihninin ürünüdür."
Ancak bilimsel olarakta Hz. Muhammede ait olmadığı ispatlanmıştır. Kuran ile hadisler arasında doğu ile batı gibi fark vardır.