AZERBAYCAN CUMHURİYETİNİN İŞGAL EDİLMİŞ TOPRAKLARINDA YAŞANAN ETNİK TEMİZLİĞE KARŞI SESSİZLİĞİNİZİ BOZUNUZ

AZERBAYCAN CUMHURİYETİNİN İŞGAL EDİLMİŞ TOPRAKLARINDA YAŞANAN ETNİK TEMİZLİĞE KARŞI SESSİZLİĞİNİZİ BOZUNUZ


Bu müracaatı imzalayanlar, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin işgal altındaki topraklarında Ermeniler tarafından gerçekleştirilen acımasız ETNİK TEMİZLİK karşısında devam eden sessizliğin bozulması için çağrıda bulunmaktadırlar. Çağrının muhatabı başta Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği olmak üzere EK1’de adı geçen insan hakları kuruluşlarıdır. 

Muracaati imzalamak için buraya tıklayınız.


TARİHÇE 

1989 yılından itibaren Dağlık Karabağ’da başlayan etnik Ermenilerin silahlı ayaklanmalarının ardından ilk başta Dağlık Karabağ’da ve ilerleyen yıllarda bu bölgenin çevresinde bulunan yedi yerleşim merkezinde Ermeniler tarafından çok sayıda katliam yaşanmıştır. Bunun sonucunda on binlerce sivil vatandaş katledilmiş, işkence ve şiddete maruz kalmıştır. Bunun yanı sıra, yaklaşık bir milyon etnik Azerbaycan Türkü ve Ermeni olmayan başka azınlıklar kendi evlerinden ve topraklarından kovulmuştur; Karabağ dışında Azerbaycan’ın yedi bölgesi daha işgal edilmiştir. Ermeni tarafının işgalci konumunda olması 1993 yılında Birleşmiş Milletlerin Güvenlik Konseyi tarafından alınan 822, 853, 874 ve 884 kararlarla da onaylanmıştır. Ayrıca, 1992 yılında bütün dünyanın gözleri önünde Hocalı katliamı yaşanmıştır. Aşağıda da açıklanacağı üzere, son 30 yılda Dağlık Karabağ ve çevresinde işgal edilen topraklarda yaşananlar salt katliam değil acımasız ETNİK TEMİZLİĞİN açık ve belirgin bir örneğidir.


ETNİK TEMİZLİK  

Son 30 yılda Azerbaycan Cumhuriyetinin işgal edilmiş topraklarında, Ermenistan tarafından yapılanlar, ETNİK TEMİZLİĞİN en belirgin örneklerindendir. 780 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla kurulmuş olan Birleşmiş Milletler Uzmanlar Komisyonu’nun 1993 tarihli S/25274 sayılı raporuna göre ETNİK TEMİZLİK, “belirli gruplardan kişileri bölgeden çıkarmak için güç veya gözdağı kullanarak bir alanı etnik olarak homojen hale getirmek” demektir. Ayrıca bu Komisyonun 1994 tarihli S/1994/674 sayılı raporuna göre ETNİK TEMİZLİK, “bir etnik veya dini grubun şiddet yoluyla ve terörden esinlenerek başka bir etnik veya dini grubun sivil nüfusunu belirli coğrafi alanlardan uzaklaştırma hedefiyle tasarladığı amaçlı politikadır.” Dünya kamuoyuna yansımayan ve insan hakları örgütleri tarafından yeterince önemsenmeyen Dağlık Karabağ ve çevresindeki yedi bölgenin işgali sırasında gerçekleşen olayların ve siyasetlerin bir ETNİK TEMİZLİK girişimi olduğuna dair çeşitli nedenler öne sürülebilir: 


  1. 1989-1994 döneminde işgal edilmiş bölgelerde yaşayan etnik Türkler baskı altında kendi topraklarından kovulmuşlardır. Evlerini terk etmeyenler veya edemeyenler yaşam haklarını yitirip, keyfi idam, katliam ve şiddete maruz kalmışlardır (örneğin, İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından yayımlanan raporda Hocalı katliamın ayrıntıları mevcuttur. bkz.: https://www.hrw.org/reports/pdfs/a/azerbjn/azerbaij94d.pdf). Bu olaylar sonucu günümüzde Dağlık Karabağ ve işgal altında olan öteki bölgelerde hiçbir etnik Azerbaycanlı Türkü yaşamamaktadır. Ayrıca bu süreçte, bölgede Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 6. ve 7. maddelerindeki temel haklar Ermenistan tarafından ihlal edilmiştir. 
  2. Herkesin kolaylıkla ulaşabileceği uydu görüntülerden de anlaşıldığı gibi, işgal altındaki Fuzuli, Cebrayıl ve Qubadlı gibi kentler yağmalanmış, yıkılmış ve evlerden sadece enkaz duvarlar geriye kalmıştır (örnek görüntüler EK2’de). Şuşa, Laçın, Ağdam ve Asgeran gibi kentlerde Türklerin yaşadığı mahalleler ve araziler Ermenilerce gasp edilmiştir. Bu bölgelerde zorunlu göç ve katliamlarla başlayan 30 yıllık süreçte, Ermeni olmayan Azerbaycanlı toplulukların izini taşıyan fiziki ve kültürel varlıkların ve kanıtların çoğu yok edilmiştir. Başka bir ifadeyle bölgenin yerli Türk ve Ermeni olmayan öteki topluluklarına ait kültürel miras tahrip edilmiş, yaklaşık bir milyon insanın kültürel hayatta iştirak etme, serbest seyahat etme ve kendi kaynaklarını kullanma hakları ellerinden alınmıştır. Dolayısıyla, bu süreçte Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 1. maddesinin 2. fıkrası ve 12. maddesinde, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 15. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendindeki tanımlanan temel hak ve özgürlükler açıkça ihlal edilmiştir. 
  3. Uydu görüntülerinden açıkça anlaşıldığı gibi göçe zorlanan veya öldürülen Azerbaycanlıların tarlaları ve yıkılmış yerleşim merkezlerinin çevresindeki doğal kaynaklar işgalci güçler tarafından kullanılmaktadır. 
  4. İşgal altındaki bölgelerden çekilmiş görüntüler, zorla göç ettirilen ailelerin evlerinin tamamen yağmalandığını, kapı ve pencerelerinin dahi çıkarıldığını göstermektedir. 

Dolayısıyla, Dağlık Karabağ ve işgal altında olan çevresindeki yedi bölgede etnik Türk Azerbaycanlılara karşı son 30 yılda uygulananlar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yukarıda adı geçen raporlarındaki ETNİK TEMİZLİK tanımlarına tamamıyla uymaktadır. Bu yüzden insan hakları örgütlerini Azerbaycan Cumhuriyetinin işgal edilmiş topraklarında Ermenistan devleti ve onun desteklediği gruplarca yerli halka karşı yapılan ETNİK TEMİZLİK ve İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLEME gerçeği bağlamında sessizliklerini bozmaya çağırıyoruz. Ayrıca, söz konusu insanlığa karşı suçları yakından gözlemlemek ve belgelemek amacıyla bölgeye temsilci gönderilmesinin önemini vurguluyoruz. 



EK1: 

HUMAN RIGHS WATCH

AMNESTY INTERNATIONAL

EK2- Azerbaycan’ın işgal edilmiş bölgelerinin uydu görüntüleri (Kaynak: https://earth.google.com, Ekim 2020).

  1. Fuzuli kenti, Dağlık Karabağ dışında işgal edilmiş bölgelerden biridir. Aşağıdaki görüntüler 1993 yılında işgal edilen bu yerleşim yerinin tamamıyla yıkıldığını ve yağmalandığını göstermektedir.


2. Fuzuli’nin kuzey-doğusunda bir baraj; İşgalciler öldürülen veya buradan uzaklaştırılan yerli Azerbaycanlı halkın doğal kaynaklarını sömürüyorlar:


3. Sol-aşağı: yurtlarından edilen Fuzuli halkının tarlaları işgalciler tarafından kullanılmaktadır; orta: Fuzuli harabeleri; sağ-üst: Fuzuli barajı. 


4. Fuzuli’nin büsbütün yıkıma uğramasına rağmen işgalciler askerî ve iktisadi amaçlar için bu kentte bazı yeni binalar inşa etmişlerdir:


5. Qarakollu; Hadrut-Fuzuli arasında bulunan ve işgal edilmiş topraklarda yıkıma uğrayan yüzlerce köyden biri:


6. Cebrayıl; Karabağ’ın güney-doğusunda bulunan, işgalci Ermeni gruplar tarafından yıkılmış ve yağmalanmış bir kent. Bu kent 1993 yılında Ermenistan destekli ayrılıkçı güçleri tarafından işgal edilmiştir: 


7. Yıkılan Cebrayıl kentinin güneyinde Ermeni güçlerinin kullandığı küçük bir yerleşke:


8. Sol: Cebreyıl bölgesinde Azerbaycanlıların yağmalanmış ve yıkılmış bir yerleşim yeri; sağ: işgalcilerin inşa ettiği yeni yerleşim yeri. Bölgenin yerlisi olan Azerbaycanlıların mimari ve yapı tarzı ile daha sonra bölgeye yerleşen Ermenilerin inşa ettiği binalar arasındaki fark belirgindi.  

9. Sultanlı, Aras Nehri’nin kuzey kıyısında yağmalanmış ve yıkılmış bir Azerbaycan yerleşim merkezi:


10. Sol: Aras Nehri’nin Kuzey kıyısında işgal edilmiş Mincivan. Bu Görüntüden de anlaşıldığı gibi işgalci güçler, bölgenin verimli topraklarını kullanmaktadırlar: 


11. 1993’te işgal edilmiş Zengilan kentinin yağmalandığını ve yıkıldığını gösteren görüntü:


12. 1993’te işgal edilmiş Qubadlı kentinin harabeleri:


13. 1992’de işgal edilmiş Laçın kentinin harabeleri:


14. Hocalı; Şubat 1992’de Ermenistan destekli ayrılıkçılarca gerçekleşen acımasız katliamın yaşandığı küçük kasaba. 2020 yılına ait uydu görüntüleri bu kasabanın gerçek sahiplerine ait eserlerin ve evlerin yok edildiğini ve işgalci güçler tarafından halen bir yerleşim merkezi olarak kullanıldığını gösteren görüntü:


15. 2015 yılında Hocalı. 2020 ve 2015 yılına ait uydu görüntülerinin karşılaştırılması, arada olan beş yılda Hocalı’nın asil sahiplerinden kalan son belirtilerin yok edildiğini ve yerine bir Ermeni yerleşim merkezinin inşa edildiğini göstermektedir: 


16. 1993’te işgal edilen ve yağmalanan Kelbecer’in harabeleri:


17. Şuşa’nın işgalından önce etnik Türklerin yaşadığı ve Aşağı Gövher Ağa ve Yukarı Gövher Ağa camilerinin bulunduğu iki mahalle. Şimdi bu mahalleler bazı Ermenilerce gasp edilmiştir:


18. Halefli; Cebrayıl bölgesinin Araz Nehri’nin kuzey kıyısındaki bir köyü. 2020 yılına ait bu uydu görüntüleri köyün tamamıyla yıkıldığını göstermektedir. Bu görüntü, 2015 yılında yakın mesafeden çekilen görüntülerle karşılaştırıldığında, köyün ayakta kalan kapısız-penceresiz duvarlarının bile son beş yılda büsbütün yıkıldığını kanıtlamaktadır.


19. Halefli köyünün 2015 yılındaki durumu (Fotoğraf Araz Nehri’nin güney kıyısından -İran’dan- çekilmiştir. kaynak: Mohsen Hadi’nin koleksiyonu):


20. Cebrayıl kentinin Hudaferin köyünün yağmalanmış ve talan edilmiş evleri. Köy Hasret köprüsü ve Hudaferin barajının karşısında yer alıyor (Fotoğraflar Araz Nehri’nin güney kıyısından -İran’dan- çekilmiştir. Kaynak: Mohsen Hadi’nin koleksiyonu):